Çalışırsanız güzel şeyler oluyor diyen Jimmy Butler’in hayat hikayesi

Jimmy Butler’in hayat hikayesi enteresan bir hikaye. Hayatta başarının sebeplerine ışık tutması açısından da bir o kadar değerli bir öykü. Birçok kişi için ilham kaynağı olabilecek bu hikayeyi, Jimmy Butler’ın ESPN yazarı Chad Ford’a 2011 yılında verdiği röportajdan öğreniyoruz. Butler, insanların kendisi için üzülmesinden nefret ettiğini belirtiyor:

“Üzülecek hiçbir bir durum yok. Ben başıma gelenlerden hoşnutum. Beni ben yapan bunlardı. Karşılaştığım güçlükler için minnettarım.”

Jimmy Butler

Jimmy Butler, hiçbir zaman en iyi oyuncu olmadı. NBA’e girerken 30. sıradan seçildi. Ama o kadar vazgeçmeyen ve ısrarla çalışan bir oyuncu ki, All Star seçilecek seviyeye ulaşması çok da sürmedi. Başarısının sihirli bir formülü yok. O kadar basit ki kendisi de bunun farkında:


Benim hikayemin başkalarının hikayelerinden daha önemli olduğunu düşünmeyin, ben sadece çalıştım. Çalışırsanız güzel şeyler oluyor

Jimmy Butler

Evet çalışırsanız güzel şeyler oluyor. Jimmy Butler’in hayat hikayesi, bir Yeşilçam öyküsünden Hollywood öyküsüne uzanmış bir film gibi. Her ne kadar kendisi hikayesinin çok önemli olmadığını düşünse de, önümüzdeki yıllarda bu hüzünlü başarı hikayesinin filmini izleyebiliriz. Filmin giriş cümlesi de hazır:

“I don’t like the look of you. You gotta go”

Aslında bu hikayenin kilit cümlesi bu cümle. Jimmy Butler’ın babası, henüz bebekken ailesini terk etmiş. Yukarıdaki sözlerse Jimmy Butler’in annesine ait. Butler’in annesi Butler 13 yaşındayken onu bu sözlerle kapı önüne koyar. Butler’in, annesi hakkında hatırlayabildiği son sözler bu sözlerdir.

Kapı önüne konulan Butler’in ne gidebileceği bir yeri, ne de cebinde parası vardı. Yaşıtları okulla, arkadaşlarıyla, sporla ilgilenirken Butler’ın amacı hayatta kalabilmekti. Yalnızdı.

13 yaşında Teksas Tomball’daki evinden ayrıldıktan sonra kalabildiği kadar arkadaşlarının yanında kalmaya başladı. Birkaç haftada bir yer değiştiriyordu. İşte bu dönemde Jimmy Butler’in hayatı basketboldan ibaret oldu. Gelecek vaat ediyordu ama bunu birileri farketmeliydi. Lise son sınıftan önceki yaz ayında onu keşfeden Tomball’den Jordan Leslie oldu. Leslie hem bir atlet, hem de basketbol ve futbol oyuncusuydu. Leslie, Butler’i yakından takip ediyordu. Bir yaz ligi oyunundan sonra Butler’a doğaçlama yapılan bir 3 sayı atış yarışması için meydan okudu. Butler yarışmayı kabul etti. Bu oyun Leslie ve Butler’in arkadaşlıklarının başlangıcı oldu. Leslie, Butler’i evine davet etmeye başladı. Butler, Leslie’nin evinde kalmaya başladı. Artık Butler için yeni bir hayat başlıyordu.

Leslie’nin annesi Michelle Lambert, önceleri tereddüt etti. Lambert’in ikinci evliliğiydi ve ölmüş olan ilk eşinden 4 çocuğu vardı. Yeni kocası da kendisine ait 3 çocuğuyla birlikte gelmişti. Maddi durumları da yeterli değildi. Tomball’da Butler’in şöhreti sorunluydu. Lambert’in yeni kocası, Jimmy’nin sadece bir ya da iki gün evlerinde kalabileceğini söyler. Fakat Butler’in eve kalmak için geldiği her gece çocuklardan biri “bugün Jimmy benim misafirim” diyecektir. Birkaç ay sonra Lambertler Jimmy’i kabullenir ve Michelle, Butler’a artık temelli kendileriyle birlikte kalabileceğini söyler. Butler’in bir aileye ihtiyacı vardı ve aradığını bulmuştu.

Michelle’in katı kuralları vardı. Jimmy Butler hayatında ilk defa sokağa çıkma yasağıyla karşılaşıyordu. Derslerine devam etmesi ve akademik performansını artırması şarttı. Payına düşen ev işlerini yapmak zorundaydı. En önemlisi de Michelle onu örnek bir kişi olması gerektiği konusunda ikna etmişti.

Michelle bu konuda şunları söylüyor:

“Ona çocuklarımın onu örnek aldığını söyledim. Beladan uzak durmasını, derslerine sıkı çalışmasını ve rol model olmasını tavsiye ettim. Peki Jimmy ne yaptı biliyor musunuz? Ona ne dediysem hiç soru sormadan onu yaptı.”

Butler da şöyle diyor:

“Onlar beni ailelerine kabul etti ve bu basketbol sayesinde değildi. Michelle sadece sevgi doluydu ve hep böyle davrandı. Bu inanılmazdı.”

İlk kez bir aile desteği bulan Butler, Tomball High School Cougars (Tomball Lisesi Panterleri) takımının yıldızı olur. Okuldaki son yılında takım kaptanı olmuştur. Ortalama 19.9 sayı ve 8.7 ribauntla oynar ve ABD’de federal bölgelerde en iyi oyuncular arasından seçilen takıma (all-district first team) girer.

Fakat Jimmy Butler kolejlerin ve gözlemcilerin ilgisini umduğu kadar çekememişti. Farkedilmesini sağlayacak AAU (Amatör Atletizm Birliği) oyunlarına da katılamamıştı. AAU oyunları, ABD’de çaylak basketbolcuların keşfedilmesi için normal kolej oyunlarından daha önemli bir organizasyon. Butler, bir deneme de Mississippi State takımında oynamak için yaptı ama, burs teklifi alamadı. Gidecek bir yeri kalmadığından yakındaki Tyler Junior Kolejine kaydoldu.

Tyler son bir ümit ve gayretle başarmak için çalışıyordu. Tyler’daki ilk maçında 34 sayı attı. Jimmy bu maçtan sonra da 30-40 sayılık maçlarının olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Bu bana daha üst seviyede oynayabileceğim konusunda özgüven verdi.”

Butler, Tyler’de yeni bir oyuncuydu fakat takımın en skorer oyuncusuydu. ABD genelindeki kolej koçları onu farketmeye başlamıştı. Nisan 2008 itibarıyla Marquette, Kentucky, Clemson, Mississippi State ve Iowa State takımlarından teklif almıştı.

Bu noktada Michelle Lambert bir kez daha Jimmy Butler’in hayatında bir yol gösterici oldu. Michelle: “Jimmy’ye bir çok teklif vardı ama akademik sebeplerle beni Marquette’nin teklifi etkilemişti.” diyor ve devam ediyor: “Marquette büyük bir akademik okul. Ona orayı tercih etmesi gerektiğini basketbolun uzun vadede işe yaramayabileceğini anlattım. İyi bir eğitime ve sırtını dayayacağı bir kariyere ihtiyacı vardı.”

Butler Lambert’i dinledi ve Marquette’li oldu. Jimmy Butler için farklı bir dönem başlamıştı. Fakat işler Butler’in umduğu gibi başlamadı. Esas adam olmaya alışmıştı. Fakat yedek kulübesinde oturuyordu ve bir toy olarak maçları izliyordu. Hayal kırıklığına uğramıştı. Hatta Lambert’i arayıp eve dönmek istediğini bile söylemişti.

Marquette koçu Buzz Williams: “Hiçbir oyuncumun üzerine Jimmy kadar düşmedim. Jimmy’e karşı çok insafsızdım çünkü ne kadar iyi olabileceğinin farkında bile değildi. Hayatı boyunca yeterince iyi olmadığı söylenmişti. Görebildiğim takımımı çok yönlü olarak etkileyebilecek bir oyuncu olduğuydu.”

Wes Matthews ve Lazar Hayward… Bu iki isim de Jimmy Butler’in hayatında etki eden isimlerin başında geliyor. Butler, geleceğin NBA oyuncuları olacak bu iki oyuncunun arkasında yedek kulübesindeydi. Bu durum zor bir durumdu ama pozitif bir tecrübeydi. Butler bu durumu şöyle anlatıyor:

“Bu adamlar bana çok şey öğretti. Nasıl oynamalıyım, nasıl bir adam olmalıyım. Başarılı olabilmek için iyi bir skorer olmanın daha ötesine geçmem gerektiğini öğrendim. Bir lider olmalıydım. Bunun sayı atmakla alakası yoktu. Takımımın neye ihtiyacı varsa ben onu yapmalıydım. Bir takımın ihtiyacı olan “tutkal adam (glue guy)” ben olmalıydım. Takımım ve koçum bana güvenmeliydi. Benim “olmak” istediğim tam olarak buydu”

Okuldaki son sezonunda Butler üzerindeki skorer etiketini atacak ve çok yönlülüğü ile NBA gözlemcilerinin dikkatlerini üzerine çekecektir. Hala skorerdir (2010-2011 sezonunda 15.7 sayı ortalama) ama aynı zamanda ribaunt alır, top tutar ve birçok pozisyonda defans yapabilmektedir. Sürekli kazanmasına rağmen egosuzdur.

Jimmy Butler’in kolej kariyerinin en parlak anı Lambert’in ona kortta eşlik ettiği final gecesiydi. Lambert o geceyi şöyle anlatıyor: “O gece bende tamamen bulanık. Çünkü sürekli ağlıyordum. O çok şey başarmıştı. Mutluydum ve gurur duyuyordum. Geçmişte ondan herkes şüpheleniyordu. Lisedeki okul müdürü ve koçu onun hiçbir şeye değmeyeceğini söylemişti. Ama işte orda kalabalık onun için tezahüratlar ediyordu. Ama aynı zamanda üzgündüm ve endişeliydim. Bebeğiniz gidiyor ve korkunç dünyayla yüzleşecekti. Jimmy her zaman bizim onun için yaptıklarımızı anlatıyor. Ama onun bizim için neler yaptığını anladığından emin değilim. O da bizim hayatımızı değiştirdi. Onu ailemizin bir ferdi olarak almamız bizi daha iyi insanlar yaptı.”

Butler da Lambert için şöyle diyor: “ne olacağım ve kim olacağım konusunda bana yardımcı olması için ona güvendim. Onu sevdim. Onun bana yeniden bir hayat sunduğunu düşünebilirsiniz. Onunla her sabah konuşuruz. Çok sevgi doludur. Benim asıl annem Michelle Lamberttir.”

Okuldaki son sezon boyunca NBA gözlemcileri onu izler ama Butler, sezon sonuna kadar bu durumun farkında değildir. NBA Draftı öncesinde genel menajerler Jimmy’nin mücadeleci karakteri hakkında övgü dolu ifadelerde bulunmuştu. Sınırlı gözüken yeteneğine rağmen mücadeleci karakteri sayesinde üst sıralarda seçilmişti.

Jimmy Butler, 2011 NBA seçmelerinde 30. sıradan Chicago Bulls tarafından seçilmiştir. Yaşadığı her türlü olumsuzluğa rağmen Butler’in hayali gerçek olmuştu. NBA’e adımını atmıştı.

NBA kariyerinin ilerleyen sezonlarında pozisyonunun en iyi savunmacıları arasına girmiştir. Jimmy, bu özelliğini 2014 ve 2015 yıllarında NBA En İyi Savunma Takımına (NBA All-Defensive Team honoree) seçilerek taçlandırmış oldu. 2015 yılında NBA En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu Ödülünü alan Jimmy Butler artık All-Star kalitesinde bir oyuncudur. 2015 ve 2016 yıllarında NBA All-star’a seçilir. 2019 itibarıyla 4 kez All-star’a seçilmiştit. 2011’de NBA seçildiği günden itibaren Chicago Bulls takımında forma giyen Jimmy Butler Temmuz 2015’te Chicago Bulls ile 5 senelik 95 milyon $ değerinde kontrata imza atmıştır.

Evet Jimmy haklı: Çalışınca güzel şeyler oluyor. Hikayesini Butler’in kendi sözleri ile bitirelim:

 “Tüm yaşadıklarımdan hiçbir şeyin imkansız olmadığını öğrendim. İnsanlar hep benden şüphe duydu. Başta annem. Lisede bana basketbol oynamak için boyumun kısa olduğunu ve çok yavaş olduğumu söylediler. Ama hikayemi bilmiyorlardı. Eğer bilselerdi her şeyin mümkün olduğunu bilirlerdi. Küçük bir kasabadan çıkan bir çocuğun kolejde iyi bir oyuncu olacağını ve NBA draftı için gün sayacağını kim bilebilirdi ki? Beni motive eden şey bu. Benim silahım. Bildiğim bir şey var. Bir gün kafama koyarsam üstesinden gelemeyeceğim hiçbir şey yok!”

Jimmy Butler Kimdir

  • Jimmy Butler, Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi NBA’de basketbolcudur.
  • 2.01 m boyunda ve 100 kg ağırlığındadır.
  • Şutör gard – kısa forvet pozisyonunda oynamaktadır.
  • Jimmy Butler, 14 Eylül 1989 ABD Houston doğumludur.
  • Teksas’ta büyüyen Butler 2011 yılında NBA’e seçilmeden önce Tyler Junior College ve Marquette University takımlarında oynamıştır.
  • 2011 yılında NBA Seçmeleri’nde (Draft) Chicago Bulls tarafından 1. turda 30. sıradan seçilmiştir (draft edilmiştir).
  • 2014 ve 2015 yıllarında ise NBA En İyi Savunma Takımına (NBA All-Defensive Team honoree) seçilerek ödüllendirilmiştir. 2015 yılında ayrıca NBA En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu Ödülünü Jimmy Butler kazanmıştır. 2017 yılında da NBA All Star’a seçilmeyi başarmıştır.
  • 2011’de NBA seçildiği günden itibaren Chicago Bulls takımında forma giyen Jimmy Butler, Temmuz 2015’te Chicago Bulls ile 5 senelik 95 milyon $ değerinde kontrata imza atmıştır.
  • Butler, 2017 yılında Chicago Bulls’tan Amerikan Basketbol Ligi (NBA) takımlarından Minnesota Timberwolves takımına takas olmuştur. 2018 Kasım ayında ise Philadelphia 76ers, Jimmy Butler’ı Minnesota Timberwolves’tan takasla kadrosuna kattı.
  • Jimmy Butler, 2015 yılından itibaren 4 kez NBA All-star’a seçilmiştir.
yazı puanı 5 (1 oy)
Sending

henüz yorum yapılmamış

sizin yorumunuz